uyku adabi…

Birgün Rasulullah efendimiz (sav) Hz. Aişe annemize söyle buyurdu:

“Ey Aişe! geceleri şu 4 şeyi yapmadan uyuma:

1)Kuran’ı hatim etmeden.
2)Benim ve diğer peygamberlerin şefatlerine kavuşmadan.
3)Müminleri kendinden hoşnut etmeden.
4)Hac etmeden.

Aişe (ra) “anam babam sana feda olsun, ben bunları bu kısa müddet içinde nasıl yapabilirim? deyince Rasulullah tebessüm etti ve:

“Ya Aişe ondan kolay ne var?

1)3 İhlas 1 Fatiha okursan Kuran’ı hatmetmiş olursun.
2)Bana ve diğer peygamberlere salavat getirirsen şefaatime kavuşursun.
3)Müminlerin affını dilersen onları hoşnut edersin.
4){Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahi vahdehü la şerike lek. lehül mülkü velehül hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir} tesbihini okursan hac sevabı gibi sevap alırsın.”

KURBANIM

Yar adıyla başlayayım sözüme
Gülsüz bağda bülbül ötmez kurbanım
Sözü önce söyleyeyim özüme
Yoksa kalpten kalbe gitmez kurbanım

Sen senin olmazsan tüm dertler biter
Varını yokunu mürşidine ver
Ustanın elinde kütük ol yeter
Teslim olan zarar etmez kurbanım

Güvenme kendine ben oldum diye
Pişenler hamım der, bir düşün niye
Tövbe lazım ettiğimiz tövbeye
Bir tövbeyle bu iş bitmez kurbanım

İltifat beklemek kırılmak nedir
O kapıdan kovsa sen bacadan gir
Ha sevmiş ha dövmüş ikisi de bir
Sevmese kaşını çatmaz kurbanım

Çalış nasibini al dünyadan yana
Ama sanma dünya yar olur sana
Ahiret parası lazım insana
Güneş hep batıdan batmaz kurbanım

Hizmet yoksa himmet olmaz bu kesin
Hem hizmet nimettir böyle bilesin
Gayret et gönle gir “benimdir” desin
Sultan kölesini atmaz kurbanım

Yap dediğini yap emrine göre
Bu iş bensiz olmaz deme boş yere
O eli tutmuşsa insan bir kere
Nefsini hesaba katmaz kurbanım

Cahiller ağzını açınca ben der
Ben deyip yol alan var mı hiç göster
Eli hep güzel gör kendini hep yer
Tezek su dibine batmaz kurbanım

Günahtı sevaptı bunlar boş hesap
Her neyi yaparsan Allah için yap
Avamın işidir bu hesap kitap
Aşıklar kar zarar gütmez kurbanım

Dua kabul, niye sıddıkın ahı
Ne dedi hızıra nakşibend şahı
Hatırla idrak et anla bu rahı
Ben sadıkım demek yetmez kurbanım

Sadakat ne derse doğru demekmiş
Onsuz doğrulara eğri demekmiş
Sadakat sıddıkın bağrı demekmiş
Ciğer yanar duman tütmez kurbanım

Er olmak isteyen serinden geçer
Bir saki elinden badeyi içer
Seç deseler yarin zehrini seçer
Ağyarın balını tatmaz kurbanım

Sözün özü derdi minnet bil cana
Yare can ver ki can yar olsun sana
Başı koy İsmail gibi meydana
Kurbanlara bıçak tutmaz kurbanım
SERDAR TUNCER

DUA

Dua, ilahi huzura sunulan bir dilekcedir.

Dua, kulun gonlunu ve derdini yuce Rabbine acmasidir.

Dua, her halde yapilacak ozel bir ibadettir.

Dua arzedildigi makama uygun olunca muhakkak kabul edilir.Dua basli basina bir ibadet oldugu icin onunda bir takim edep ve usulleri vardir.Arifler usul olmadan vusul olmaz, edebi korumayana dost perdeyi acmaz demislerdir…

Duanin kiblesi ars-i azamdir.Ars-i azam Allahu tealanin azametini ve saltanatini temsil eder.Ars-i azam kainatin kalbidir, ilahi hukumlerin icra makamidir.Ars dualarin yukseldigi ve kabul edildigi yerdir.Her kul icin semada arsa acilmis kapilar vardir.Tovbe kapisi, dua kapisi, rahmet kapisi, risik kapisi, amellerin arz kapisi gibi.Bu kapilar insan olene kadar kapanmaz, yeterki insan o kapilardan iceri girmesini bilsin.

Simdi, dualarimizi arsa yukseltecek ve ilahi huzurda kabulune vesile olacak usul ve edepleri ozletleyecegiz insallah.Bu edeplerin bir kismi duanin yapilis sekli ve zamani ile ilgilidir.Bunlar sunlardir:

Duayi suslemeli ve ilahi huzura sunulmaya hazir hale getirmelidir.Bunun icin dua yaparken mumkunse abdestli olmalidir.Yuz kible tarafina cevrilmelidir.Elleri semaya dogru acmalidir.Duadan once Allah’a hamdetmeli, O’nu guzel isimleriyle yuceltmelidir.

Duanin onune Allah’in Habibi Resulullah Efendimiz (s.a.v)’in ismini eklemeli,ona salat ve selam ile duayi suslemelidir.

Sonra gunahlarimiz kusurlarimiz icin istigfar edip, boyun bukerek yuce Rabbimizin rahmetine ne kadar muhtac oldugumuzu halimizle dile getirmeli ve pesinden duaya gecmelidir.

Ayet ve hadislerin ogrettigi ozlu dualari tercih etmelidir.

Duayi Allah’a hamdeterek ve Peygamber Efendimize salavat getirerek bitirmelidir.Duadan sonra elleri yuze surmelidir. Dua icin mubarek zaman ve mekanlari firsat bilmelidir.

Peygamber efendimizin gunluk hayata ait sunnetleri

Peygamber efendimiz soyle buyurmaktadir: “Fesad-i ummetim zamaninda kim benim sunnetime temessuk etse yuz sehidin ecrini,sevabini kazanabilir.” Bu bize peygamber efendimizin sunnetine uymanin ne kadar onemli oldugunu gostermektedir.Ayrica bu sunnete uyarak yaptigimiz en ufak bir davranisimizinda Allah katinda ibadet hukmune gececegi buyuk islam alimlerince belirtilmistir.

Peygamber Efendimizin gunluku hayata ait sunnetleri:

1-En cok pazartesi ve persembe gunleri oruc tutardi.Neden boyle yaptigi soruldugunda:Ameller pazartesi ve persembe gunu Allah’a sunulur.Oruclu iken amellerimin Allah’a arz olunmasini severim.Her musluman affedilir.Ancak dargin olan kisi mustesna.Cenabi Hak meleklere onlar icin bunlari geri birakin” der.

2-Cumartesi ve pazar gunleri de umumiyetle oruc tutardi ve soyle derdi.Bu iki gun musriklerin bayram gunleridir.Onlara mualif olmaktan hoslanirim.

3-Yuzugu gumustendi,yuzugu akik tasiydi.

4-Gozleri uyurdu lakin kalbi uyumazdi.

5-Ahlaki Kuran’di.

6-Umumiyetle cuma gunleri yikanirdi bazende terkederdi.

7-Cocuklara karsi cok merhametliydi.

8-Su ictigi zaman 3 defa nefes alir, 3 nefeste icerdi.ve “Bu daha mutlu daha afiyetli ve daha sagliklidir derdi.

9-Gece kalktigi zaman agzini misvaklardi.

10-Son derece merhametliydi.Birisine karsi biser vaad ettigi zaman imkani oldugunda mutlaka o vaadini yerine getirirdi.

11-Sukunu uzun,gulmesi azdi.

12-Hizmetciye soyledigi sozlerden biride “bir ihtiyacin varmi?” idi.

13-Eza ve kotu huyu olmazdi.Birisinin digeri aleyhine olan sozunu de kabul etmezdi.

14-Kendisine meleklerin gelmesi ve Hz. Cebrail ile konusmasi sebebiyle pirasa, sarimsak, sogan gibi seyler yemezdi.

15-Yaslanarak yemek yemezdi.

16-Gusulden sonra abdest almazdi.

17-Tebessum etmeden kesinlikle konusmazdi.

18-Ramazan bayraminda bisey yemeden camiye cikmazdi.

19-Kurban bayraminda kurban kesilmeden evvel bisey yemezdi.

20-Ikram edilen kokuyu asla geri cevirmezdi.

21-Biad esnasinda kadinlarin elini tutmazdi.

22-Bir yudum su ile dahi olsa iftar etmeden aksam namazini kilmazdi.

23-Gulusu tebessumlerden ibaretti.

24-Hastayi ancak uc gunden sonra ziyaret ederdi.

25-Su bes seyi hicbir zaman yanindan ayirmazdi.Ayna,surme kabi,tarak,misvak ve ustura.

26-Hicbir seye hayir demezdi.Kendisinden birsey istendigi zaman eger yapmak isterse evet derdi.Istemezse sukut ederdi.

27-Abdestini kendisi alirdi,kimseden yardim istemezdi.Vercegi sadakayi kendisi verirdi,kimseyi bunun icin rahatsiz etmezdi.

28-Dislerini temizlemeden uyumazdi.

29-Daima misvagi basucunda bulunurdu.Uyaninca hemen dislerini fircalardi.

30-Kahkaha ile gulmezdi.

31-Yemege,suya ufurmezdi.Kabin icinde nefes almazdi.

32-Kendisinden kotu soz isitecegi kimseye yanasmazdi.

33-Yaninda cocuklar geldigi zaman onlari tebrik eder,guzel karsilar ve onlara dua ederdi.

34-Hurmayi yer ve cekirdegini tabaga atardi.

35-Uzumu agzina teker teker koyarak yerdi.

36-Insanlari birbirine baglamak ve sevindirmek icin hediyelesmelerini emrederdi.

37-Nazar degmesinde (hastalaninca) Kamer suresi 51,52. ayetlerin okunmasini emrederdi.

38-Oruclu iken iftar edecegi zaman ilkinsu ile baslardi.Suyu iki veya uc defada nefes alarak icerdi yani bir defada icmezdi.

39-Bahcelerde namaz kilmaktan hoslanirdi.

40-Yesillige akan suya bakmaktan hoslanirdi.

41-Cuma gunu namaza gitmeden biyiklarini kisaltirdi,tirnaklarini keserdi.

42-Namazda esnemekten hoslanmazdi.

43- Nubuvvet muhrunun gorulmesinden hoslanmazdi…

ALLAH BIZLERI SUNNETI SENIYYEDEN VE KURAN AHLAKINDAN AYIRMASIN INSALLAH…

DÜNYA HAYATI VE NEFS

Resulu ekrem efendimiz (a.s) bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “mumin bes gucluk arasindadir.Karsisindaki mumin olur,kendisine hased eder.Munafik olur,gizli dusmanlik eder.Kafir olur,kendisiyle savasir.Seytan saptirmaya calisir.Nefsi ise kendisiyle surekli cekisir durur.”

Seytanin saptirmaya calismasi o derece olur ki, mumini kafir etse dahi hincini,intikamini alamaz.Kafir ettikten sonra insanin yuzune tukurur ve “sen benden daha asagi imissin.Ben Allah’a kufrettim ama onu inkar etmedim.Sen Allah’i inkar edecek kadar siddetli kufre girdin” der.

Iskender Ataullah Hazretleri (k,s) “Seytana dusmanlik edildi,yardim ve rahmete ulasildi.Dost edildi fakat hicbir dostuna vefa ve merhamet ettigi gorulmedi” buyuruyor.

Muslumanin besinci guclugu nefsinin kendisiyle cekisip durmasidir demistik.Nefsin mizacida seytandan asagi degildir.Onunda merhameti yoktur.Emmare makaminda bulunuyorsa insani azdirmaya calisir,Allah’in dinini asla sevmez,Kurani Kerimin hukumlerini begenmez ve dusman kesilir.Insanin nefsi esfel-i safilinde yani asagilarinda asagisinda bulundugu ve kotuluklerin anasi oldugu icin kotulukle ortaya cikmaya baslayinca,seytanda yaklasmaya baslar…

Insan bu bes zorluk karsisinda daima mucadele halinde ve uyanik olmalidir.Anlayasilacagi uzere,nefsin meydani dunyadir.Insanin uc buyuk dusmanindan birincisinin dunya,ikincisinin nefis,ucuncusunun seytan oldugunu biliyoruz.Ulemanin belirttigine gore dunya Allah’a ve Allah dostlarina dusmandir.Dunya perdedir.Dunya asliyetinin gecici,yaratilistaki sifati cazibeli,aldatici ve nefsin yaratilisina uygundur.Dunya seytanin yemidir.Dunyanin cazibe ve guzelligi olmasaydi,ne seytan insana hucum edebilir,ne de nefs insani ahiret yolundan ayirabilirdi.Anlasiliyorki dunyanin hakikati,faniligi ile birlikte aldaticidirda.

Isa (a.s)’a dunya,yasli,zayif,cirkin fakat suslenmis bir kadin suretinde gorunmus ve irfanla soyle konusmustur.Isa (a.s) soruyor

-Kac kere evlendin?

-Sayilamayacak kadar cok evlendim.

-Bir kadin omrunde su kadar evlenir,ama sen sayilamayacak kadar cok evlendigini soyluyorsun.Kocalarina ne oldu? Olduler mi bosandilar mi?

-Hic bosama olmadi,hepsini ben oldurdum.

-Gecmis kocalarini teker teker nasil oldurdugunu dusunmeyip,onlardan ibret almadan seninle evlenecek yeni kocalarinin vay haline!

A’la bin ziyad (r.a) soyle buyuruyor: “Ruyamda yasli derisi burusmus,fakat uzerinde turlu sus ve ziynet esyasi bulunan bir kadin gordum.Insanlar etrafinda toplanmis saskin saskin onu seyrediyorlardi.Ben onlarin bu haline sasirdim ve kadina kim oldugunu sordum.Kadin “yazik sana beni bilemedinmi? ben dunyayim” deyince ben, ’senin serrinden Allah’a siginirim’ karsiliginda bulundum.Bunun uzerine kadin, ‘ benden kurtulmak istersen: mala,paraya,sohrete onem verme’ diye konustu.

Kuran-i Hakim’de ” Bu dunyada ama olan,ahirette de ama olur…”(isra\72) buyurulmustur. Yani bu dunyada guzel ahlak ve sunneti seniyyeye sarilmadinsa, basiretini acip aklini isletemedinse, obur dunyada da oyle dirileceksin.Bu bakimdan tasavvuf ehli,bas gozunun degil kalp gozunun gormesini gerekli gorur.Onun icin kalp gozu acilmayan amadir ve ehl-i dunyadir.Iste dunya ile nefis meselesi budur.

VEDA HUTBESİ

Allah’a hamd-ü senâ ederiz. O’na döneriz. Nefislerimizin fenalıklarından ve kötü amellerimizden O’na sığınırız. Allah’ın hidâyet ettiğini, kimse doğru yoldan çıkaramaz. Allah’ın şaşırttığını kimse yola koyamaz.
Şehâdet ederim ki Tanrı yoktur, sadece Allah vardır! Bir’dir, eşi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed, O’nun kulu ve Rasûlüdür.
Ey Allah’ın kulları !..
Allah’tan korkmanızı ve O’na itaat etmenizi vasiyet ederim.
Ey İnsanlar!…
Sözlerimi iyi dinleyiniz… Çünkü bu seneden bonra bir daha sizinle burada tekrar buluşup buluşamayacağımı bilmiyorum..
Ey İnsanlar!..
Bugünün ne günü olduğunu biliyor musunuz? Burası, Belde-i Haram’dır.(Mekke’dir) Bugününüz nasıl mukaddes bir gün, bu ayınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz nasıl mukaddes bir şehir ise, biliniz ki canılarınız, mallarınız, ırzlarınız da; bu mukaddes gün, bu mukaddes ay, bu mukaddes şehir gibi yek diğerinize karşı mukaddestir. Bunlara tecavüz haramdır.
Ey Ashabım!…
Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünki her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski dalâletlere (sapıklıklara) dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız!

Ashabım ! …

Eskiden câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib’in torunu Rabia’nin kan davasıdır.
Ashabım! …
Her türlü riba (tefecilik) kaldırılmıştır İlk kaldırdığım riba, Abdulmuttalib’in oğlu Abbas’ın ettiği ikrazlardır(borç vermelerdir) Allah’ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Eski câhiliyet devrinden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. Borçlular, alacaklılara yalnız aldıkları parayı ödeyeceklerdir.
Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız…
Ashabım!.
Kimin yanında bir emanet varsa, onu sahibine versin. Hediyeler, hediye ile karşılanır.

Başkalarına kefil olan, kefaletin sorumluluğunu üstüne alır.
Ey İnsanlar!
Bugün şeytan sizin topraklarınızda yeniden nüfuz ve saltanat kurmak gücünü ebedî sûrette kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, onu sevindirmiş olursunuz.

Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!
Ey insanlar ! …
Kadınların haklarına riayet ediniz. Bu hususta Allah’tan korkunuz. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onları Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; onların aile şerefini , sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir.

Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları uyarıp, sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşrû bir şekilde hertürlü yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını sağlamanızdır. Onlar sizin haklarınıza riayet etsinler…Siz de onlara nezâketle muamele edin.
Bir kadının kocasının izni olmadıkça onun malından bir şeyi başkasına vermesi, helâl olmaz.
Kölelerinize gelince… Onlara da yediğinizden yedirmeğe, giydiğinizden giydirmeğe çalışın.
Affedemeyeceğiniz bir hata işlerlerse kendilerine izin verin. Fakat asla eziyet etmeyin. Çünkü onlar da Allah’ın kuludur.
Ey müminler!..
Sözümü iyi dinleyin, iyi anlayın…
Muhakkak ki Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Adem’in çocuklarısınız… Adem ise topraktandır.

Hiç kimsenin başkaları üzerinde üstünlüğü yoktur.
Şeref ve üstünlük, ancak fazilet iledir.
Müslüman müslümanın kardeşidir.
Bütün müslümanlar kardeştir, eşit hakka mâliktir.
Din kardeşinize ait olan herhangi birşeye, bir hakka tecavüz etmek, gönül rızası ile olmadıkça, başkası için helâl olmaz.
Haksızlık yapmayın…Haksızlığa da boyun eğmeyin.
Ahâlinin haklarını gasp etmeyin.
Sakın benden sonra kâfirlerin yaptığı gibi birbirinizle boğuşmayın..
Ey Müminler!
Size iki emanet bırakıyorum..Siz onlara sıkı sarıldıkça, yolunuzu şaşırmazsınız. O emanetler de Allah’ın kitabı Kur’ân ve Benim Sünnetimdır!.
Ey Ashabım!
Nefsinize zulmetmeyin…Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.
Ey İnsanlar!
Allah , herkese düşen miras hakkını Kur’ân ‘da bildirmiştir. Mirasçılar için ayrıca vasiyetnâme yapmaya hâcet yoktur.
Ey İnsanlar!
Her câni kendi suçunundan kendisi sorumludur. Hiçbir câninin işlediği suçun cezasını evlâdı çekmez. Hiç bir evlâdın suçundan da babası sorumlu tutulamaz.
Ey İnsanlar!
Mutemâdiyen dönmekte olan zaman, Allah’ın gökleri, yerleri yarattığı günki vaziyete dönmüştür..
Bir yıl, ay ölçüsüyle 12 aydır.Bunlardan dördü, haram aylardır. Bunlardan üçü, arka arkaya Zilka’de, Zilhicce, Muharrem’dir. Dördüncüsü Receb’tir, ki Cümade-l âhire ile Şaban arasındadır. Bu sene haram aylar eskilerine geldi. Hac mevsimi yine Zilhicce’nin onuncu gününe rastladı.
Ey İnsanlar!
Allah’a kulluk edin.
Beş vakit namazınızı kılın.Ramazan orucunu tutun.
Emirlerime itaat edin. O takdirde Rabbinizin Cennetine girersiniz.
Ey İnsanlar!
Aşırı gitmekten sakınınız. Sizden öncekilerin mahvolmalarının sebebi, dinde ifratta olmaları idi. Hac usûllerini benden öğrenin. Muhakkak olarak bilmiyorum, belki bu seneden sonra bir daha haccedemem.
Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki, kendisine bildirilenler, burada bulunanlardan daha iyi anlayarak bunları korumuş olurlar.
Ey insanlar!
Yarın beni sizden soracaklar.. Ne dersiniz?
Risâletimi tebliğ ettim mi? Görevimi yaptım mı?..
(Ashab bu soruya hep bir ağızdan “EVET!..Yemin ederiz ki tebliğ ettin. Bize nasihat ve tebligatta bulundun. Böylece şehâdet ederiz.” der.
Vâdi artık bu sözlerle çalkalanmaktadır.
Allah Rasûlü parmağını havaya kaldırarak, üç kez;
“Şâhid ol Ya Rabbi!”

C Programlamaya Giriş

Programlama alanında kullanılan en yaygın dil C’dir. Daha sonraları birçok dilde C’den türemiştir(C++,C#).
Çoğu İşletim sistemi C ile yazılmıştır. Mesela Windows xp 40 milyon C satırından oluşuyor.
Programlamaya C ile başladıktan, kod yazma ve algoritmanın mantığını
anladıktan sonra diğer bütün dilleride kolaylıkla öğrenebilirsiniz. C dilini iyi bilen biri için herhangi bir dili
çözmesi en çok birkaç saat sürer.

C derslerinin ilkine direk basit programı ele alarak başlıyacaz. Programın satır satır açıklaması her kod satırının yanında mevcut.
C’de kodlayanın yorumları /* */ işaretleri arasına yapılır. Ve bu şekilde yazılır. /* YORUM */
Ve bu işaretler arasındaki yazı compiler (derleyici) tarafından dikate alınmaz.
Programımızın lüzum gördüğümüz önemli bölümlerine yorum yapmamız hem bizim hemde başkaları için önemlidir.
Bu kodun okunabilirliliğinide (readability) artırır. Bu küçük programlarda önemsiz gibi görünsede Daha büyük programlarda çok önemlidir.
Çünkü sapagetti gibi karışmış kod satırlarının arasında neyin ne olduğunu unuttuğunuzda saçınızı başınızı yolmaya başlarsınız.
Onun için yazma aşamasında önemli yerlere ufak notlar yazmak çok yararımıza olacaktır.
Tabi burada bizim yorum yazmamızın amacı daha çok readability için değil size satır satır kodları açıklamak içindir.

#include <stdio.h>                        /*header dosyaları bu şekilde tanımlanıyor.
Başında #include yazılıyor ve yanına <dosya ismi> yazılıyor.*/

int main()                                        /*kodunuzu yazacağınız ana bölüm*/
{
int sayi1, sayi2, toplam;           /* Burada sayi1, sayi2 ve toplam diye 3 tane

tamsayı değişkeni tanımlanıyor*/

printf( “Birinci sayıyı girin\n” );              /* Ekrana iki tırnak arasındaki yazıyı basar*/
scanf( “%d”, &sayi1 );                             /* kullanıcı tarafından girilen sayı,

sayi1 değişkenine atanıyor. */
printf( “İkinci sayıyı girin\n” );              /*kullanıcıdan ikinci sayıyının girilmesi isteniyor */
scanf( “%d”, &sayi2 );                       /* kullanıcıdan girilen sayı sayi2 değişkenine atanıyor. */
toplam = sayi1 + sayi2;                              /*toplama işlemi yapılıyor */
printf( “toplam is %d\n”, toplam );               /*ve toplam ekrana yazılıyor*/

return 0;                                         /* programın başarılı birşekilde bittiğini gösteriyor */
}

ClipX-Pano Yöneticisi

Çok küçük ama kullanışlı pano yöneticisi programı=ClipX. Özellikle çok yazı yazanlar veya kod yazanlar için büyük kolaylık sağlayacak bir programdır.

Kopyala yapıştır (Ctrl+C) yaptığımızda sadece en son kopyaladığımız kelimeyi veya cümleyi kullanabiliyoruz, ama ClipX programının sahip olduğu Clipboard History özelliğiyle birden fazla şeyi hafızada tutabilirsiniz.

Kesilen veya Kopyalanan herşey otomatik olarak ClipX panosuna kaydediliyor.İstediğiniz kelimeyi, cümleyi hatta resmi system tray’e yerleşen programın simgesine sağ tıklayıp History’den seçerek kullanabiliyoruz.

Ayrıca Hotkey kullanmakta mümkün.

Program ile ilgili bir probleminiz olursa yorum olarak yazabilirsiniz…

Web sitenizin hitini arttırmak için yapmanız gerekenler

Konu başlığını elimden geldiğince kısa tutmaya çalışsam da yine normalden uzun oldu.

Başlığın geniş hali : Web sitenizin hitini arttırmak için yapılması gereken en mantıklı hamleler ve sonuçları…

Arkadaşlar, teknolojinin gelişmesine paralel olarak her gün 100lerce web sitesi açılıyor. Bu sitelerden biri de belki sizin sitenizdir. Sitenizin diğerlerinden farklı bir kefeye konulması için yapmanı gereken çeşitli hamleler vardır. Tasarım, SEO, içerik bunların başında gelir.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki sitenize bir kez giren ziyaretçide güzel bir izlenim bırakmalısınız ki gelecek günlerde sitenizi hatırlayıp tekrar girsin… Bunun için tasarımın güzel olması ön şarttır elbette… Tasarımda dikkat etmeniz gerekenler yazı boyutu, yazı tipi, grafikler, reklam yerleşimleri ve henüz aklıma gelmeyen birkaç ayrıntı…

Bunları yaptıktan sonra, içeri işine soyunmalısınız ki bu da sitenize giren ziyaretçilerin güzel bir içerikle karşılanması ve siteye bağlı kalmasında önemli bir diğer etkendir.

Üçüncü önemli özellik ise, SEO’dur. SEO ‘ hakkında detaylı bilgiyi SEO adlı bölümümüzde zaten vermiştik…

Arama motoru optimizasyonu yapınca, sizenizin arama motorlarında üst sıralarda çıkması sağlanacaktır ve her geçen gün sitenizin ziyaretçi sayısı artacaktır.

No Follow nedir?

Öncelikle belirtmeliyiz ki No Follow sitenizi korumak için geliştirilmiş bir uygulamadır. Yıllardır büyük websitelerin sahiplerinin sorununa çözüm bulmak maksadı ile google tarafından uygulanmaya başlanan, ardından diğer arama motorlarının da destek verdiği güzel bir uygulamadır.

No follow hangi olayların neticesinde doğmuştur?

No follow, sitenize giren ziyaretçilerin size sormadan kendi sitesine link vermesi sonucunda doğmuştur. Binlerce üyesi olan bir forumu düşündüğümüzde, bütün üyeleri tek tek incelememiz pek de kolay olmayacaktır.

İşte bu bağlamda google mühendisleri nofollow link olayını ortaya çıkardı.

<a href=”http://www.makalee.com” rel=”nofollow”>özgün makale sitesi</a>

İstenmeyen kişiler istenmeyen linklerini;

<a href=”http://www.istenmeyensite.com”></a>

gibi eklese de siteniz onu üstteki kırmızı şekilde algılayacaktır.

Böylece sitenizden gereksiz link çıkışları engellenmiş olacaktır ve sitenizin üzerinden kimse sizin rızanız olmadan kazanç sağlayamayacaktır.

sorunuz olursa yorum kısmını kullanabilirsiniz…